
| Term | Definition | |||
|---|---|---|---|---|
| Şiddet Unsuru Yok |
Krize yol açan olaya ilişkin değerlendirmeler çerçevesinde savunmacı tarafın risk, tehlike, tehdit algısına bağlı olarak kriz yönetim stratejilerinde ve tepkisinde şiddet ögesine yer vermemesi durumu. Eğer kriz yaratan olaya ilişkin değerlendirmelerde şiddet unsuruna yer verilmiyor ise bu durum doğal olarak kriz diye değerlendirilen konunun tırmanmayacağını ve tarafların kontrolünde gelişeceğini ve çatışmadan sonuçlandırılabileceğinin de bir işareti olarak değerlendirilebilir. Böylesi bir durumda krizin gerginlik düzeyinden daha fazla tırmanması ve/ya sıcak bir çatışmaya sürüklenmesi genellikle beklenmez.
|
|||
| SIĞINMA TALEBİ |
Sığınma Talebi
-
|
|||
| SIKIYÖNETİM |
Sıkıyönetim -
|
|||
| SİLAHLANMA |
Silahlanma Dışsal bir değişimin parçası olarak taraflardan birinin rakibinin silahlanma faaliyeti içerisinde olduğunu düşünmesi. Aralarında uyuşmazlık, çatışma bulunan aktörlerden birinin veya hepsinin güvenlik ve tehdit algılarını giderme çabası ile silahlanma faaliyetlerine girişmesi zaten meydan okuma içerisnde olan diğer aktörü tepki vermeye zorlayarak bir krizin tetikleyicisi olabilir.
Savunmaya dönük örnek olarak 1997 yılında KKRY ile yaşanan S-300 Füzeleri krizi örnek verilebilir. Füzelere ilişkin sözleşmenin yapıldığının açıklanması ile birlikte GKRY'nin silahlanma faliyetlerinin Ada'da Türk Toplumu aleyhine bir güvenlik sorunu yaratacağını ve bu durumun stratejik öncelikler açısından kabulünğn mükn olmadığını belirterek söz konusu anlaşmayı krizin tetikleyicisi olarak değerlendirmiştir.
|
|||
| SINAMA |
Sınama Stratejisi Kriz analiz ve yönetim sürecinde savunmacı tarafın strateji belirlerken askeri olmayan fakat karşı tarafta kararlılık ve direnç olarak algılanmasına yol açacak baskı/etki tekniklerinden yararlanması durumu.
Benzer bir durum saldırgan stratejiler için de söz edilebilir; böylesi bir durumda saldırgan tarafın başvurduğu askeri olmayan baskı araç ve yöntemleri savunmacı taraf üzerinde baskıya direnç gösterme kapasitesini gözden geçirmek zorunda bırakabilir. Saldırgan tarafın askeri olmayan baskı araç ve yöntemlerine baş vurması durumunda eğer savunmacı tarafın direnç kapasitesi yüksek ise krizin zaman yayılması olasılığı yüksektir.
|
|||
| SINIRLI |
Sınırlı [Tehdit Algısı]: Saldırgan tarafın krizi tetikleyen davranışı savunmacı tarafta sınrılı bir tehdit algısına yol açabilir. Böylesi bir durum krizin daha fazla tırmanmasını önleyecek girişimlerin yapılmasını kolaylaştırıken kriz yönetim stratejileri açısından da kontrol edilebilir seçeneklerin tercih edilmesini sağlar. |
|||
| SINIRLI TIRMANDIRMA |
Sınırlı Tırmandırma [Limited Escalation]: Sınırlı Tırmandırma Stratejisinin Karşı Tırmandırma Stratejisinin Caydırıcılığıyla Birleşmesi
Krizi başlatan taraf rekabette kendi kurallarını belirlemek ister. Savunan taraf ise kuralları kendine uygun bir hale çevirmek için uğraşır. Bu esnada savunan taraf kendine göre daha uygun şartlar oluşturmak için tasarlanmış sınırlı bir tırmandırma yöntemi kullanabilir. Bu sınırlı tırmandırma aynı zamanda karşı taraftan gelecek olan karşı-tırmandırmayı caydırmayı da amaçlar. Bu stratejinin uygulanan iki türü bulunmaktadır. Birincisi krizin kendi konusu içinde tırmandırmayı içeren dikey tırmandırmadır. İkincisi ise savunan tarafın saldırganı başka alanlarda zarara uğratmaya çalışan yatay tırmandırmadır. Krizi diğer alanlara yayma tehdidi pazarlık koşullarını kendi lehine oluşturmada başarılı olabilir.
|
|||
| SİSTEMDEKİ DEĞİŞİM |
Sistemdeki Değişim ---
|
|||
| SİYASİ EYLEM |
Siyasi [Eylem] Uyuşmazlık, çatışma evrelerinden kriz evresine geçişte krizi tetikleyen davranış taraflardan birinin siyasi bir eyleminden kaynaklanabilir. Böylesi bir durumda siyasi eylemi gerçekleştiren ülkenin davranışı rakip ülkenin algısında krizi tırmandıran eylem olarak kabul edilebilir. Çatışmacı ilişkiler içerisinde olan taraflardan birinin diğeri karşısında ittifaklar kurmaya yönelmesi, diplomatik yaptırımlar uygulaması, diplomatik ilişkilerini kesmesi krizi tetikleyen bir eylem olarak değerlendirilebilir. Bu açıdan belki de en belirgin siyasi davranış daha önce bu ülkeler arasında kabul edilmiş statü kuran antlaşmaları bozan, ihlal eden uygulamalara girişmesidir.
Krizi tetikleyen siyasi eyleme örnek: 1987 yılında Yunanistan'ın Türkiye ile imzalamış olduğu 1976 Bern Anlaşması'nın artık yürürlükte olmadığını ileri sürerek karasularının dışında petrol arama faaliyetine girişeceğini açıklaması Ege Denizi'nde kıta sahanlığına ilişkin uyuşmazlığı/çatışmayı kriz seviyesine tırmandırmıştır.
|
|||
| SİYASİ KRİZ |
Siyasi[Kriz] Krize neden olan olayın savunmacı tarafın siyasi hak ve çıkarlarına, hedeflerine yönelik bir tehdit / saldırı olarak algılanması ile tırmanan kriz hali... Saldırgan taraf kendince meşru gerekçelere dayanarak herhangi bir siyasi hedef ve/ya önceliğini elde edebilmek için bir fiili durum yaratabilir...
|
|||
| SİYASİ TEPKİ |
Siyasi Tepki / Political Act Taraflar arasında kriz yaratan sözsel ve/ya eylemsel davranış (tetikleyici davranış) savunmacı tarafın stratejileri bakımından siyasi nitelikte bir karşı tepkiyi ortaya çıkarabilir. Savunmacı taraf krizi tetikleyen olaya tepkisini siyasi düzlemde tutarak krizin daha da tırmanmasını önlemeye çalışabilir. Genellikle savunmacı tarafın sözsel - eylemsel davranışını şiddet içermeyen seçeneklerle desteklemesi siyasi bir tepki gösterdiğinin işareti sayılabilir.
|
|||
| SİYASİ [Tehdit] |
Siyasi Tehdit : Krize neden olayın savunmacı taraf için öncelikli hedefleri bakımından bir siyasi tehdit olarak kabul edilmesi durumu.
|
|||
| SONLANMAMIŞ KRİZ |
Sonlanmamış Kriz Saldırgan tarafın başlatmış olduğu bir fiili durum sonucunda kriz henüz gelişmekte veya tarafların geçici mutabakatı ile uyutulmuş/dondurulmuş olabilir. Böylesi bir durumda kriz taraflardan herhangi biri için olumlu/olumsuz sonuç doğurmaktan uzaktır. Bu tür bir kriz zaman içerisinde tırmanma sürecine girebilme riskini içerisinde barındırır. Taraflardan herhangi biri şartların kendi yararına sonuç doğuracağını düşündüğünde sözsel ve/ya eylemsel olarak fiili bir durum yaratarak krizin seyrini değiştirmeyi deneyebilir.
|
|||
| SONUÇSUZ MÜZAKERELER |
Üçüncü aktörlerin doğrudan ve/ya temsilcileri aracılığı ile krizin tarafları arasıdna yürütmüş oldukları, krizi sona erdirmeyi ve/ya trımanmasını önlemeyi amaçlayan müzakerelerdir. Taraflar arasında doğrudan iletişim kanallarının açık olmadığı ve/ya iişletilemediği durumlarda sınırlı bir iletişimin sağlanmasını kolaylaştırmış olsa da etkisi bakımından krizi sonlandırmada yetersiz kalabilmektedir.
|
|||
| SORUN ÇÖZEN KRİZ |
Sorun Çözen Kriz Kriz sonrasında krize neden olan olaya ilişkin görüş ayrılığı, uyuşmazlık ve/ya sorun bütünüyle çözülüyor ise....
|